Share

Melodic Death Metal’in Yükselen Sesi Anoreksi İle Röportajımız Yayında!

Merhabalar. Öncelikle röportaj teklifimizi Anoreksi olarak kabul ettiğiniz için metalforever.org adına teşekkür ederiz, nasılsınız? Hayat nasıl gidiyor?

ANOREKSİ: Uzun bir dönemin ardından tekrar grupça geri dönüyoruz. Kişisel yoğunluklarımız sebebiyle bir süredir pek aktif değildik. Yeni işlerle birlikte önümüzdeki günlerde Anoreksi tekrardan piyasada olacak.

Klasik bir soruyla başlamak istiyoruz sorularımıza, neden Melodic Death Metal?

ANOREKSİ: Genelde bu tarz müziklerde tür seçimlerinin altında mantıksal nedenlerden ziyade duygusal nedenler yatar. Piyasada daha çok iş yapabilecek, daha çok kitleye ulaşmanızı sağlayacak türleri seçmekten çok , insanlar genelde kendi sevdiği türü, sevdiği ve beğendiği gruplara yakın müziği yapmayı tercih ediyorlar. Bizim olayımız da böyleydi. Asıl sebep olarak In Flames ve Dark Tranquillity i gösterebiliriz. Çok sevdiğimiz ve hayranlık duyduğumuz gruplardı. Haliyle bize türü de sevdirdiler. Bu sebepten Melodic Death Metal yapmaya karar verdik.

Türkiye’de Heavy Metal’in durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Anoreksi olarak bu konuda zorluk yaşıyor musunuz?

ANOREKSİ: Halk tarafından kabul görmemiş ve muhtemelen de kabul görmeyecek bir müzik türüdür. Üzerinde yaşadığımız ülkenin insanlarının neredeyse tamamına yakını bunun bir ‘müzik türü’ olduğunu bilmiyorlar. İlk duyduklarında dehşete düşüyorlar. Konudan bir hayli uzaklar anlayacağınız. Bunu örneklendirmek açısından kendi çevrenize bakabilirsiniz. Anneniz , babanız , teyzeniz , dayınız , amcanız , halanız , kuzenleriniz ve hatta bir çok arkadaşınız bile metal müzik nedir bilmez. Bu durum haliyle grupların ilerleme sürecine de yansıyor. Özellikle plak şirketleri ve konser organizasyonları ‘kitle’ odaklı çalışan işletmeler odukları için , metal müzik icra eden sanatçı ve gruplara da fırsat tanımayı mantıklı bulmuyorlar. Maddi getirisi oldukça düşük çünkü. Biz de bu sebepten yılda bir kaç konser veriyoruz sadece. Albümlerimizi de kendimiz çıkarıyoruz.

Yeni albüm var mı üzerinde çalıştığınız? Uzun zamandır sessizliğinizi koruyorsunuz çünkü… Eğer yeni albüm varsa yolda; albüm sürecinden bize bahsedebilir misiniz? Albümünüz ne gibi temalar üzerine kurulu olacak?

ANOREKSİ:  ” Insignificance ” isimli üçüncü albümümüz yolda. 10 şarkıdan oluşuyor. Bu albümde sürpriz olarak bir tane de akustik şarkımız olacak. Şu ana kadarki ilk ve tek akustik şarkımız aynı zamanda. Ayrıca ilk albümümüz ” Rise of Infinity ” de bulunan ve oldukça sevilen Nelson’s Dream adındaki şarkımızın devamı niteliğindeki Jane’s Dream şarkısı da bulunuyor. Bu şarkının demo versiyonunu youtube kanalımızdan dinleyebilirsiniz.
Diğer iki albümde olduğu gibi bu albümümüz da konsept bir albüm değil. Yani şarkılar ve sözleri farklı şeyleri anlatmakta. Fakat ortak bir nokta olarak bakacak olursak diğerlerine göre daha karanlık bir albüm oldu diyebiliriz. İlk albümümüz daha moderndi. Biraz daha core etkileri vardı. İkinci albümümüz biraz daha dramatik ve duygusaldı. Bu albüm ise sizi biraz karanlığa sürükleyecek.

Gerek sosyal medyanın , gerek insanların size yaklaşımından memnun musunuz? Röportaj teklifleri olsun kritikler olsun ,gereken değerin verildiğini düşünüyor musunuz size?

ANOREKSİ: Bu konuda pek sıkıntı yaşadığımızı söyleyemeyiz. Hiçbir zaman çok eleştrilen bir grup olmadık. Genelde adımızın geçtiği her platformda bizden iyi bahsettiler. Bunun için herkese teşekkür ediyoruz. Destek görmek bu işin temelini oluşturuyor. Anoreksi olarak hala bir ilerleme için çabalıyorsak bunun sebebi müziğimizi sunduğumuz insanlardan gelen tepkilerdir elbette.

Kimlerden etkilendiniz şu ana kadar , en çok hangi gruplar etkiledi sizi?

ANOREKSİ: İlk soruda biraz bahsetmiştik. Türü seçme nedenimiz olan gruplardan. Fakat bizim de her insan gibi dönemsel olarak dinlediğimiz grupların yoğunluğu değişiyor. 3. albümde biraz daha Sentenced ve Katatonia etkileri görünecek gibi.

Türünüzde bugüne dek çıkan albümlerden en beğendiğiniz hangisidir?

ANOREKSİ: Çok şahsi bir soru aslında fakat grupça ortak bir cevap vermek gerekirse In Flames – Whoracle ve Dark Tranquillity – The Gallery diyebiliriz.

Ülkemizde olduğu kadar yabancı ülkelerde de yer edinmiş bir grupsunuz. Yabancı dinleyicilerin parçalarınızı coverladığını bile görüyoruz. Bu başarının sırrı nedir?

ANOREKSİ: Metal müzik popüler kültür üzerinden yürümüyor artık. Belki 80 lerde öyleydi fakat artık değil. Bu yüzden daha çok araştıran, merak eden bir kitlenin dinlediği müzik haline geldi. Biz de çoğu zaman grup sayfalarını sadece 50-60 kişinin beğendiği, amatör sayılabilecek bazı grupların şarkılarını bile büyük hayranlıkla dinliyoruz. Bu sebepten artık böyle şeyler görmek mümkün. Bizim de hiç bilmediğimiz ve çok uzaklarda bizi hayranlıkla dinleyen dinleyicilerimiz vardır elbet 🙂

Müzik dışına çıkarsak ki aslında ”Heavy Metal sistem karşıtı bir müziktir” hepimiz biliyoruz. Ülkenin ve orta doğunun durumu hakkındaki düşünceleriniz neler? Biliyorsunuz her gün yeni bir korkuyla uyanır olduk gündem yüzünden…

ANOREKSİ: Biz grup olarak, yaptığımız tür sebebiyle de pek fazla siyasi bir duruş sergilemedik. Melodic Death Metal şarkıları genelde yaşanmışlıkları ve duygusal ya da karanlık durumları anlatır. Fakat tabi ki ülkenin içinde bulunduğu ve çok uzun yıllardır süregelen bu sıkıntıya değinmemezlik edemezdik. İnsanlara özellikle belirtmedik ve resmi bir açıklamada bulunmadık fakat ikinci albümümüze adını da veren ‘ Bring Me an Hourglass” şarkısının sözleri tamamiyle sistem karşıtıdır. Bellirli kişileri hedef almıştır.

Müzik dışında sizi en az müzik icra etmek kadar hayata bağlayan şeyler var mı? Varsa bizimle paylaşırsanız çok mutlu oluruz…

ANOREKSİ: Ortak noktamız video oyunlarıdır heralde 🙂 Beşimiz de oyun bağımlısı insanlarız 🙂

Bu güzel cevaplarınız için metalforever.org adına en içten şekilde teşekkürlerimizi sunuyoruz size. Buradan Anoreksi dinleyicilerine ve metalforever.org takipçilerine söylemek istediğiniz şeyler var mı? Son söz Anoreksi’nin…

ANOREKSİ: Bu röportajı teklif ettiğiniz için asıl biz teşekkür ederiz.  Bizi takip etmeye devam etsinler. Sevdilerse dinlesinler, dinletsinler. Metali unutturmayalım. Hayatımızın gidişatını tamamiyle etkilemiş bu müziği yaşatmaya devam edelim. Biz onsuz yapamayız. O da bizsiz…

Leave a Comment