Share

Uzaklardan Gelen Ses ”DSBM”

Uzun bir aradan sonra ellerim tekrar kavuştu ve tekrar bir yazı yazma heyecanı içerisindeyim. Umarım bu yazımda yine sizlere hitap etmenin onurunu ve mutluluğunu yaşayacağım.

Şimdi asıl adı ”Suicidal Black Metal” olan ”intihar müziği” diye tabir edilen bir müzik var karşımızda. İlk olarak söylemek istediğim şey bu müzik türü Metal müziğin son durağıdır. Maneviyat ve ruhaniyete hitap eden bu müzik zamanla onun içerisinde kendimizi bulduğumuz zaman bizi ister istemez depresyonal bir havaya sürükleyebilir. Bu kaçınılmaz birşeydir. Çünkü bu türün özünde depresyon yatar. Her ne kadar karanlık bir müzik türü olsada aslında size şaşırtıcı gelebilir ama aydınlığa yakın bir sanattır bu. Neden mi aydınlığa yakındır? Şöyle izah etmeye çalışayım; Hayatı derinlerden yaşayan insanların çıkmazlarından bir kurtuluştur aslında. Bu intihar veya ölüm değildir! Bu ruhani ve manevi gücümüzün gelişmesidir. Bu ruhumuzun yücelmesidir. Farklı bir bakış açısıyla ele alacak olursak bu müzik türü uzun ve sonu görünmeyen bir tünelin ucunda bir ufak ışık görme arzusudur.Ve sisli bir ormanda kaybolmuş bir insanın yalnızlığıdır. 

 

Hani şafak sökerken aniden uyanırsınız ve tesadüfen yatağınızdan doğrulurken pencereden güneşin doğuşunun o eşsiz güzelliğini görürsünüz. Dünya durmuştur o an sizin için. Tüm yıldızlar ruhunuza secde ediyor gibi hissedersiniz. İşte tüm bu duygular içinde yatağınızdan kalkar ve bir kahve-sigara eşliğinde aydınlığın bilgeliğine yakışır bir parça açarsınız ve bunu bu müzik türünde bulursunuz. Bu müzik leş müziği değildir. Bu müzik zifiri karanlıkta değildir. Dinlemeyi bilenin ruhunu okşayan, manevi duygularını güçlendiren, ruhaniyetini geliştiren bir müziktir. Aksini veya bu müziğin şeytan müziği olduğunu düşünen büyük bir insanlık yanılgısı içindedir. Çünkü bu müzik ”İNSANIN ÇIĞLIĞIDIR”. Bu müziği her nasıl insanoğlu icra ediyorsa bu müzikte dolayısıyla bu müziği icra eden, sanatın en lezzetli, en tatmin edici özelliklerini bir araya getiren sanatçı kardeşlerimizin müziğidir. Biz dinleyenlerin müziğidir. Biz destek olanların müziğidir. Biz saygı duyanların müziğidir. Biz yer altı olgusundan dışarı çıkmasını istemediğimiz bu türün müziğidir. Ve hiçbir zaman bu olgunun dışına çıkmayacaktır, çıkamayacaktır…

Gel gelelim bu müziği dinlemeyi bilmeyen insanlara! Şimdi bu insanlar öyle insanlardırki dinlediği müziğin onurunu ve güzelliğini bilemezler; göremezler.. Bu müziğin karanlık bir bok çukurundan başka birşey olmadığını bilirler acizce ve etrafına yansıtırlar. Bu müziği dinlerler ve kendilerine zarar verme eğiliminde olurlar. Oysaki hayat ne kadar güzeldir yaşamasını bilene ve anlayana. İşte o yüzden bu müzik türünü ”dinlemeyi bilmeyen” insanlar/kendini dinleyici zannedenler her zaman o karanlık/zifiri bok çukurunda, o karanlık bok bataklığından bir ayaklarını asla kurtaramayacaktır ve gözleri kör, aydınlığı, güneşi, ayın ışığını ”gerçek manada” göremeyeceklerdirler.. Ne yazık onlara…

Gel gelelim bu müziğe bok atan ve anlamayan insanlara! Şimdi bu insanlar öyle insanlardırki kulakları duymaz ve işitmez. Gözleri kördür göremezler. Ağızlarından köpek gibi havlarlar bu müziğe. Tükürürler, küfür ederler ve kendi çaplarında dalga geçme hadsizliğinde bulunurlar. İşte onlar kendi acizliklerinde kavrulan ”ruhsuz” ve ruhunu uçkurlarında kaybetmiş insan bozuntularıdır. Ne yazık onlara…

İşte böyle sevgili arkadaşlar. Bu müziği dinlemeyi bilmeyenler ve bu müziğe bok atıp, anlamayan insanlar çok var etrafımızda. Ama bizler, gözleri görebilen, kulakları işitebilen ve sanatın farkında olabilen, bu müziğe uykusuz gecelerini verip sonsuz bir güzellikte olan sanatla icra eden sanatçı kardeşlerimize hep destek, tam destek olmalıyız; onlara sahip çıkmalıyız ve onlara karşı saygımızı yitirmemeliyiz. İşin kemik kısmı budur.

Depressive(Suicidal) Black Metal dinlemek derin bir okyanusta yüzmek gibidir. Ama boğulmayın…

Hayatımız acılarımızla, kederlerimizle, hüzünlerimizle ve sevinçlerimizle…

Yazan: Burak Gazioğlu

Leave a Comment